<?xml version="1.0" encoding="iso-8859-9" ?>
<?xml-stylesheet type="text/xsl" href="http://www.zengenliler.net/forum/RSS_xslt_style.asp" version="1.0" ?>
<rss version="2.0" xmlns:WebWizForums="http://syndication.webwizguide.info/rss_namespace/">
 <channel>
  <title>Zengenliler-FORUM</title>
  <link>http://www.zengenliler.net/forum</link>
  <description>XML içerik linki; Zengenliler-FORUM : Son 10 Gönderilenler</description>
  <copyright>Copyright (c) 2006 Web Wiz Forums - All Rights Reserved.</copyright>
  <pubDate>Sat, 31 Jul 2010 14:05:14 +0000</pubDate>
  <lastBuildDate>Sun, 11 Jul 2010 17:43:25 +0000</lastBuildDate>
  <docs>http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss</docs>
  <generator>Web Wiz Forums 8.04</generator>
  <ttl>30</ttl>
  <WebWizForums:feedURL>www.zengenliler.net/forum/RSS_topic_feed.asp</WebWizForums:feedURL>
  <image>
   <title>Zengenliler-FORUM</title>
   <url>http://www.zengenliler.net/forum/forum_images/logo.gif</url>
   <link>http://www.zengenliler.net/forum</link>
  </image>
  <item>
   <title>Tarih : Osmanlı Padişahlarının Peygamber sevgisi</title>
   <link>http://www.zengenliler.net/forum/forum_posts.asp?TID=5760&amp;PID=45539#45539</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.zengenliler.net/forum/member_profile.asp?PF=22">alisayar</a><br /><strong>Konu:</strong> Osmanlı Padişahlarının Peygamber sevgisi<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 11/Temmuz/2010 Saat 17:43<br /><br /><TABLE id=ctl00_C&#111;ntentPlaceHolder1_haberlist style="WIDTH: 440px; BORDER-COLLAPSE: collapse" cellSpacing=0 cellPadding=0><T><TR><TD style=": white"><a href="http://www.bekdikler.org/news_details.aspx?haber=18" target="_blank" rel="no follow"><H1>Atatürk olmasa bugün Hazreti Muhammed&#8217;in mezarı da olmayacaktı</H1></A></TD></TR></T></TABLE><P><SPAN style="FONT-FAMILY: Trebuchet MS">Pazartesi akşamı Avrasya Televizyonu&#8217;nda Lale Şıvgın&#8217;ın sunduğu &#8220;Beyin Fırtınası&#8221; programına katılmıştım biliyorsunuz. Programın diğer konukları Nevzat Yalçıntaş ile Erol Manisalı idi.</P><P><SPAN style="FONT-FAMILY: Trebuchet MS">Nevzat Yalçıntaş program sırasında Atatürk&#8217;le ilgili küçük bir anekdota yer vererek &#8220;Suudiler 1926 yılında sınırları içinde tüm mezarlıkları yıkıyorlardı. Atatürk sıranın Hazreti Muhammed&#8217;in kabrine geldiğini öğrenince bir telgraf çekerek, &#8216;Eğer bir tek taşına bile dokunursanız ordumu aşağı gönderirim&#8217; demişti. Bunun üzerine Suudiler Hazreti Muhammed&#8217;in kabrine dokunamamıştı. Ama bu telgraf yok edildi&#8221; dedi.</P><P><SPAN style="FONT-FAMILY: Trebuchet MS">Programın ana konusu kapatma davası olduğu için bu konu fazla uzun sürmedi. Programdan sonra Lale Şıvgın, yayının yapıldığı Doğatepe tesislerinde bizlere birer çorba ikram etti. Bundan yararlanarak Yalçıntaş&#8217;a &#8220;Hocam programda anlattığınız olayın ayrıntılarını söyleyebilir misiniz?&#8221; diye sordum.</P><P><SPAN style="FONT-FAMILY: Trebuchet MS">1981 yılında 12 Eylül askeri yönetimi Atatürk&#8217;ün 100. doğum yılı nedeniyle kapsamlı bir program hazırlamış. Prof. Yalçıntaş o dönemde İlim Kurulu&#8217;nun başına getirilmiş. Amaç Atatürk&#8217;le ilgili çeşitli kaynaklardan arşiv araştırması yapmak ve &#8220;bilinmeyen Atatürk&#8217;ü&#8221; ortaya çıkarmakmış.</P><P><SPAN style="FONT-FAMILY: Trebuchet MS">Yalçıntaş, &#8220;Dışişlerinde Münir Bey vardı. (Soyadını hatırlayamadı) İyi bir araştırmacı ve arşivciydi. Ona Dışişleri Bakanlığı arşivlerinin araştırılması görevi verilmişti&#8221; diyerek anlatmaya başladı.</P><P><SPAN style="FONT-FAMILY: Trebuchet MS">Sonra da sürdürdü: &#8220;Bir gün Münir Bey aradı. Çok ilginç bir belge bulduğunu, bunu getirip göstermesi gerektiğini söyledi. O sırada benim çalıştığım başbakanlık binası ile dışişleri binası aynı yerde. Hemen atlayıp geldi. Çok heyecanlıydı.&#8221;</P><P><SPAN style="FONT-FAMILY: Trebuchet MS">Prof. Yalçıntaş, Münir Bey&#8217;in gösterdiği belgeye baktığında çok şaşırdığını belirterek şöyle devam etti: &#8220;Belge bir telgraf metniydi. Henüz yeni kurulan Suudi devletinin kralına gönderilmişti. Telgrafta &#8216;Hazreti Muhammed&#8217;in mezarının yıkılacağını derin üzüntü içinde öğrendim. Bu kutsal emanete asla dokunamazsınız. Bir tek taşının bile zarar gördüğünü duyarsam orduyu aşağıya gönderirim&#8217; anlamına gelen cümleler vardı.&#8221;</P><P><SPAN style="FONT-FAMILY: Trebuchet MS">Yalçıntaş, burada Hazreti Muhammed&#8217;in mezarı ile ilgili kısa bir detay anlattı. İngiliz işgali sırasında komutan olan Fahrettin Paşa&#8217;nın kabri terk etmemek için uzun süre direndiğini, aç kaldıklarını bu nedenle çekirge yiyerek beslendiklerini, sonunda İngilizler&#8217;in hiçbir şekilde dokunmamaları kaydıyla Hazreti Muhammed&#8217;in mezarını terk ettiklerini ancak kutsal emanetleri de yanlarına aldıklarını söyledi.</P><P><SPAN style="FONT-FAMILY: Trebuchet MS">Şimdi gelelim belgenin bulunmasından sonraki gelişmelere, çünkü vahim ve ilginç olan bu: Nevzat Yalçıntaş&#8217;ın anlattığına göre Münir Bey belgeyi önce bir üst amirine götürüyor. Belge oradan daha yukarı taşınıyor. Sonunda müsteşara oradan da Bakan İlter Türkmen&#8217;e geliyor. Tabii Evren Başkanlığı&#8217;ndaki Milli Güvenlik Konseyi&#8217;nin de haberi oluyor.</P><P><SPAN style="FONT-FAMILY: Trebuchet MS">Sorun şu: Bu belge ne yapılacak? Dönemin Atatürkçü komutanları ve onların emrindeki bürokrasi bu belgenin açıklanmasını istemiyor. Ancak belge de ortaya çıkmış bir kere. Sonunda o dönemde yazılan ve şimdi kitapçılarda tek nüshası bile kalmayan bir Atatürk kitabının içine, hiçbir anons yapılmadan konuyor.</P><P><SPAN style="FONT-FAMILY: Trebuchet MS">Kısacası konu adeta kapatılıyor, sadece o tuğla gibi kalın kitabı sonuna kadar okuyanların dikkatini çekecek biçimde &#8220;zevahiri kurtarmak&#8221; adına konuyor.</P><P><SPAN style="FONT-FAMILY: Trebuchet MS">Peki bu belge şimdi nerede? Kimin koruması altında? Bu da bilinmiyor. Bilinen tek şey, Atatürk&#8217;ün İslam aleminin peygamberi Hazreti Muhammed&#8217;in mezarının ortadan kaldırılmasını önlemesi herkesten saklanıyor.</P><P><SPAN style="FONT-FAMILY: Trebuchet MS">*****</P><P><SPAN style="FONT-FAMILY: Trebuchet MS"><strong>Hazreti Muhammed Mescidi Nebevi&#8217;de yatıyor</strong></P><P><SPAN style="FONT-FAMILY: Trebuchet MS">Hazreti Muhammed 571 yılında doğdu 632 yılında vefat etti. Peygamberimiz Medine&#8217;de oturduğu evde toprağa verildi. Bu mezar bugün dünyanın en büyük camisi olan Mescidi Nebevi&#8217;nin içinde.</P><P><SPAN style="FONT-FAMILY: Trebuchet MS">Mescidi Nebevi, Hazreti Muhammed&#8217;in Mekke&#8217;den Medine&#8217;ye göç etmesinden sonra ilk namaz kıldığı yer. Hazreti Muhammed, Medine&#8217;de oturduğu evin hemen yanına kentin ilk mescidini inşa ettirmişti. Bu mescit geçen yıllar içinde defalarca yenilendi. Bugün 600 bin kişinin aynı anda namaz kılabildiği Mescidi Nebevi&#8217;nin korumasını çok uzun yıllar Osmanlı askeri yapmıştı.</P><P><SPAN style="FONT-FAMILY: Trebuchet MS">Arabistan&#8217;da mezar adeti yoktur. Ölüler herhangi bir yerde toprağa verilir, üzerine belirleyici bir şey konmaz. Bu nedenle sadece Hazreti Muhammed&#8217;in mezar yeri ile ilgili bilgi vardır. O&#8217;nun dışındaki İslam büyüklerinin mezarlarının yeri bilinmez. Bir süre önce Hazreti Muhammed&#8217;in annesine ait olduğu ileri sürülen bir mezar ortaya çıkarılmıştı. Ancak Suudi yönetimi bu mezarı da ortadan kaldırmış ve yerine otopark yapmıştı.</P><P><SPAN style="FONT-FAMILY: Trebuchet MS">Atatürk&#8217;ün müdahalesi olmasa Suudiler, Mescidi Nebevi&#8217;nin hemen dibindeki Hazreti Muhammed&#8217;in mezarını da tamamen ortadan kaldıracaktı. Nitekim Hazreti Muhammed&#8217;le aynı yere defnedildikleri bilinen Sahabe&#8217;nin önde gelen isimlerinin mezar yerleri bugün dümdüzdür.</P><P><SPAN style="FONT-FAMILY: Trebuchet MS">*****</P><P><SPAN style="FONT-FAMILY: Trebuchet MS"><strong>Yaşar Nuri Öztürk: Ali Babacan araştırma izini vermedi</strong></P><P><SPAN style="FONT-FAMILY: Trebuchet MS">Nevzat Yalçıntaş&#8217;la sohbetimiz sırasında &#8220;Bir gün Yaşar Nuri Öztürk Bey aradı. Benim bu anlattığımı duymuş, belgeye nasıl ulaşabileceğini sordu&#8221; dedi. Ben de &#8220;Belgeyi bulmuş mu?&#8221; diye sorunca &#8220;Onu bilemiyorum, ama galiba bir kitabına koymuş ben okuyamadım&#8221; dedi.</P><P><SPAN style="FONT-FAMILY: Trebuchet MS">Bunun üzerine önceki gün Yaşar Nuri Öztürk&#8217;ü aradım. Öztürk, Yalçıntaş&#8217;ın anlattıklarını doğrulayarak, &#8220;Ancak bunu henüz bir kitabıma koymadım. Araştırmayı aşağı yukarı tamamladım, Gazi Mustafa Kemal ve İslam isimli çok kapsamlı bir kitap hazırlıyorum, bunun bitmesi üç yılı alır. Konu bu kitapta yer alacak&#8221; dedi.</P><P><SPAN style="FONT-FAMILY: Trebuchet MS">Milletvekili olduğu sırada bu belgeye ulaşmak için çok çalıştığını söyleyen Öztürk, &#8220;Belge Dışişleri Bakanlığı arşivlerinde. Milletvekili sıfatımla bu arşivlerde çalışmak için bakan Ali Babacan&#8217;a başvurdum, ama bana izin vermedi&#8221; diye konuştu.</P><P><SPAN style="FONT-FAMILY: Trebuchet MS">Öztürk&#8217;e &#8220;Peki hocam, böyle bir belgenin açıklanmasını neden istemiyorlar?&#8221; diye sordum. Öztürk&#8217;ün cevabı çok ilginç oldu.</P><P><SPAN style="FONT-FAMILY: Trebuchet MS">Şöyle dedi: &#8220;Atatürk&#8217;ü din ve İslam dışı göstermek isteyenler elbette bu belgeden rahatsız olacaklardır. Bu nedenle dini siyasete alet edenler emperyalistlerle iş birliği bile yapabiliyor. Dincilerle İslamı reddedenler bu noktada birleşebiliyor.&#8221;</P></SPAN></SPAN></SPAN></SPAN></SPAN></SPAN></SPAN></SPAN></SPAN></SPAN></SPAN></SPAN></SPAN></SPAN></SPAN></SPAN></SPAN></SPAN></SPAN></SPAN></SPAN></SPAN></SPAN></SPAN></SPAN>]]>
   </description>
   <pubDate>Sun, 11 Jul 2010 17:43:25 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.zengenliler.net/forum/forum_posts.asp?TID=5760&amp;PID=45539#45539</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Dini Hikayeler, K&#305;ssadan Hisseler,Yaz&#305;lar&#305;n&#305;z : hepimiz kardeşiz</title>
   <link>http://www.zengenliler.net/forum/forum_posts.asp?TID=5761&amp;PID=45529#45529</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.zengenliler.net/forum/member_profile.asp?PF=69">ihsy</a><br /><strong>Konu:</strong> hepimiz kardeşiz<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 30/Haziran/2010 Saat 02:22<br /><br /><FONT face="Times New Roman, Times, serif"><FONT size=4><strong><FONT color=#0000ff><FONT size=3><FONT face="Arial, Helvetica, sans-serif"><FONT color=#0000ff><SPAN style="COLOR: brown"><I><SPAN style="FONT-SIZE: 10pt; LINE-HEIGHT: 1.3em"><SPAN style="FONT-SIZE: 10pt; LINE-HEIGHT: 1.3em">Çanakkale'de çarpışıyorduk.Siperlerde bulundugumuz sırada düşman tarafından bir askerin sıçrayarak bize doğru yaklaşmakta olduğunu gördük.Korkusuz bir delikanlıydı bu.Bizim etraftan onu görenler arka arkaya ateş açtılar.Fakat bu askerin bize yaklaşmasına engel olamıyorduk..Düşmanımız,anlaşılan bize sokularak el bombası atacaktı.Hemen silahımı doğrultarak nişanımı aldım ve ateş ettim.Vurularak yere düştü ve bir müddet çırpındıktan sonra sonra hareketsiz kaldı.Sürünerek yanına gittiğimde ölmüş oldugunu gördüm.Fransız üniformalı zenci bir askerdi bu,üzerini yokladım iç cebinde bir şişlik vardı.Elimi üniformasının içine sokarak onu aldığımda,donakaldım.O değil de ben vurulmuştum sanki.Elimde tuttuğum şey,sözde düşmanım olan zencinin kanlarıyla ıslanmış bir Kur'an-ı Kerim'di. </SPAN></SPAN></I></SPAN><BR><BR></FONT></FONT></FONT><SPAN style="COLOR: red">Ah o sömürgeci İngilizler,ah o Fransızlar..</SPAN><BR><BR><SPAN style="COLOR: brown">Bu hadise Çanakkale Gazilerinden Mülazım Ahmet Halit Üngör'ün 15 Nisan 1915 tarihli bir hatırasıdır.Ve İslam düşmanlarının gerçek yüzlerini ortaya koyan acı bir vesikadır.</SPAN><BR><BR><SPAN style="COLOR: red">Evet ah o İngilizler ve ah o Fransızlar...</SPAN><BR><BR><SPAN style="COLOR: brown">Önce başka başka ülkelerde yaşayan Müslümanları aldatarak birbirine kırdırdılar.Sonrada aynı sınırlar içinde yaşayan ve asırlar boyunca Allah ve Peygamber aşkıyla İslam bayraktarlığı yapmış olanları...Türk-Kürt,Alevi,Sünni gibi ayrırımlar sonucunda akan her damla kan vampir yarasalarını biraz daha mutlu etti.</SPAN><BR></FONT></strong></FONT></FONT>]]>
   </description>
   <pubDate>Wed, 30 Jun 2010 02:22:00 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.zengenliler.net/forum/forum_posts.asp?TID=5761&amp;PID=45529#45529</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Tarih : Osmanlı Padişahlarının Peygamber sevgisi</title>
   <link>http://www.zengenliler.net/forum/forum_posts.asp?TID=5760&amp;PID=45528#45528</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.zengenliler.net/forum/member_profile.asp?PF=69">ihsy</a><br /><strong>Konu:</strong> Osmanlı Padişahlarının Peygamber sevgisi<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 30/Haziran/2010 Saat 02:17<br /><br /><EM>"<FONT color=#ff0000><strong>Ona inananlar, destek olup savunanlar, yardım edenler ve<BR>onunla birlikte indirilen nuru izleyenler; işte kurtuluşa erenler bunlardır."<BR>(Araf Suresi, 157)<BR><BR></strong></FONT><BR><FONT color=#0000ff><strong>Fatih Sultan Mehmet;in Örnek Sevgisi<BR><BR>Fatih Sultan Mehmet, Peygamber Efendimiz (sav)e karşı duyduğu derin muhabbetini (sevgilerini), en güzel biçimde İstanbulun Fethinde ortaya koymuştur. Kutlu fethin hazırlık aşamasında, Rumeli Hisarını, Onun güzel ismi "Muhammed"in Arapça yazılışına göre inşa ettirmiş ve hatta yapımı sırasında kendisi de bizzat taş taşımıştır.<BR><BR>Fatihin, fetihten hemen önce dile getirdiği şu sözler bu coşkusunu ifade etmektedir: "Avn-ı İlahî ve imdad-ı peygamberi ile beldeyi düşman elinden alacağız!" (Allahın ve Hz. Peygamberin (sav) yardımı ile)<BR><BR><BR>Peygamberimiz (sav)in İlk Osmanlı Halifesi Yavuz Sultan Selim<BR><BR>Osmanlı sultanları arasında, Peygamberimize (sav) sonsuz hürmet ve muhabbetiyle (sevgisi) öne çıkan ve halifesi mertebesine yükselen padişah Yavuz Sultan Selimdir. Yavuz Sultan; "Allah rızası için tüm dünyayı fethetmek istiyorum!" idealiyle askerlerini hazırlarken, onları adeta bir "Peygamber Ordusu" gibi addetmiştir. "İslam Birliği" gayesiyle çıktığı Mısır seferinde, "Halifelik" kurumunun bozulan saygınlığını ve misyonunu yeniden düzeltmek için, bu kurumun, şahsında Osmanlıya geçişini sağlamıştır. Peygamberimize beslediği eşsiz ve sınırsız sevginin derin bir hürmete dönüştüğünü ise, şu tarihi sözleriyle ifade etmiştir: "Biz, mukaddes yerlerin hakimi değil; hadimiyiz! (hizmetçisiyiz)" Gerçekten Osmanlılar; kutsal toprakları fethedince vali adı altında idareci olarak atadıkları kişilere "Medine Muhafızı" ünvanını vererek, bu sözleri yaşama geçirmişlerdir. Öte yandan Yavuz Sultan, Hz. Muhammed (sav)den hatıra ve emanet kalan; dünyadaki hiçbir şeyle ölçülemeyecek kadar değerli ve değiştirilemeyecek kadar paha biçilmez olan "Kutsal Emanetleri" Topkapı Sarayına getirerek, Hırka-i Saadet Dairesinde ağırlamış ve bize asırlardır bu şerefi yaşatmaktadır.<BR><BR><BR>Kanuni Sultan Süleymanın Rüyası<BR><BR>Yükselme devrinin en parlak döneminin hükümdarı Kanuni, Peygamber Efendimiz (sav)e muhabbet ve bağlılığını şu sözlerle ilan etmiştir:<BR><BR>"Allah Allah diyelim sancağ-ı şahı çekelim, yürüyüp her yandan şarka sipahi (asker) çekelim. Umarım rehber ola bize Ebu Bekr u (ve) Ömer. Ey muhibbî (dost) yürüyüp şarka sipahi (asker) çekelim."<BR><BR>Osmanlı klasik eserlerinde, Kanuninin rüyasında Hazreti Peygamber (sav)i gördüğü ve kendisine şöyle emrettiği nakledilmektedir: "Belgrad, Rodos ve Bağdat kalelerini fethedesin; sonra da benim şehrimi îmar edesin!"<BR><BR><BR><BR>I. Ahmedin başındaki "Taç"<BR><BR>Sultan I. Ahmedin, Rasûlullah (sav)a sevgisini ifade edişi kelimenin tam anlamıyla dillere destan olmuştur. Sarığına taktırdığı sorgucun içine, Peygamberimiz (sav)in ayak izini resmettirip koydurmuş ve üzerine de şu dörtlüğü yazdırmıştır: "Nola tacım gibi başımda götürsem daim Kadem-i resmini ol Hazret-i Şah-ı Rasulün. Gül-i gülizar-ı nübüvvet o kadem sahibidir. Ahmeda durma yüzün sür kademine o gülün." (Her zaman başımda taç gibi taşısam Peygamber (sav)in ayak resmini, gül yanaklı Peygamberimiz (sav)in ayak izidir o. Ahmed durma hemen yüzünü sür o gülün ayağına)<BR><BR><BR><BR>II. Abdülhamidin Bağlılığı<BR><BR>Hazreti Muhammed (sav)e ve Onun davasına en fazla gönül verip, uğruna kendini adayan padişahlardan biri de Sultan II. Abdülhamid Handır. Sultan Abdülhamid, sevgi ve bağlılığını, kutsal beldelere hizmetler götürerek ve İslam Birliği amacını gerçekleştirmeye çabalayarak göstermeye çalışmıştır. Hicaz bölgesiyle ilişkileri güçlendirmek ve kutsal topraklarla mesafeyi kaldırmak niyetiyle yaptırdığı Hicaz ve Bağdat Demiryolu, bunun en güzel ifadesi olmuştur. Abdülhamid, Batılı devletlerin, dinimizi hedef alan olumsuz tavırlarına karşı da büyük bir duyarlılık sergilemiş ve devletinin bütün gücünü kullanarak onları bertaraf etmiştir.<BR><BR><BR>Son Medine Savunması<BR><BR>Osmanlı, fiilen yıkıldığı Mondros Ateşkes Antlaşması sırasında bile, Peygamberimize (sav) ve Onun beldesine hürmet ve bağlılığını, gücünün son anına kadar korumaktan çekinmemiştir. "Çöl Kaplanı" lakabıyla anılan Fahreddin Paşanın İngilizlere karşı giriştiği "Son Medine Savunması", bunun en çarpıcı örneğidir. Kutsal toprakları vermemek için sonuna kadar direnen ve çırpınan Fahreddin Paşa, Hazreti Peygamber (sav)e olan sonsuz sevgisini şu sözlerle ifade etmiştir:<BR><BR>"Ey Nass! (İnsanlar) Malumunuz olsun ki, şecî (yiğit) ve kahraman askerlerim, bütün İslamın sırtını dayadığı yer, manevi gücün desteği, Hilafetin gözbebeği olan Medineyi son fişengine (kurşununa), son damla kanına, son nefesine kadar muhafazaya (korumaya) ve müdafaaya (saldırıları def etmeye) memurdur (vazifelidir). Buna Müslümanca, askerce azmetmiştir. Bu asker, Medinenin enkazı ve nihayet Ravza-i Mutahharanın (Peygamberimiz (sav)in mezarının bulunduğu yer) yeşil türbesi altında, kan ve ateşten dokunmuş bir kefenle gömülmedikçe, Medine-i Münevvere kalesinin burçlarından ve nihayet Mescid-i Saadet minareleriyle yeşil kubbesinden al sancağı alınmayacaktır! Allahu Teala bizimle beraberdir! Şefaatçimiz Onun Rasûlü, Peygamber Efendimiz (sav)dir! Ey bütün tarihi eşsiz kahramanlar; şan ve şerefle dolu Osmanlı ordusunun yiğit zabitleri! Ey her cenkte (savaşta) cihanı tir tir titretmiş, asla kimseye boyun eğmeyerek daima namus ve din borcunu kanıyla ödemiş, şecî (yiğit) Mehmetçiklerim, kardeşlerim, evlatlarım! Gelin hep beraber Allahın ve işte huzurunda huşû (korku ile karışık sevgi, alçak gönüllülük) ve vecd (aşk) içinde gözyaşları döktüğümüz Peygamberin (sav) karşısında, aynı yemini tekrar edelim ve diyelim ki; Ya Rasûlullah, biz seni bırakmayız!..."<BR><BR><BR>Ehl-i Beyte Hürmetin Sembolü: Nakibül Eşraflık Kurumu<BR><BR>Osmanlı Devleti, Peygamberimiz (sav)in soyu olan Ehl-i Beyte, hürmetini, kurduğu kurumlarla da fiilen göstermiştir. Osmanlı sınırları içinde yaşayan, Peygamber soyuna mensup Seyyid (Hz. Hüseyinin soyundan) ve Şerifleri (Hz. Hasanın soyundan) tek tek kaydederek; bunların her türlü ihtiyaç ve hizmetlerini görmek ve şecerelerini soy kütüklerine işleyip korumak için, özel olarak "Nakibül Eşraflık" (peygamber efendimiz (sav)in torunları soyundan gelen şerefli vekiller)kurumunu oluşturmuş, başına da Nakibül Eşraf adında bir memur atamıştır. Peygamber nesline bağlı olduğunu belgeleyenleri her çeşit vergiden muaf tutmuştur. Bütün bu hürmet ve imtiyazlarla, topraklarımızda dağınık halde bulunan Seyyid ve Şeriflerin, huzur içerisinde bir hayat sürdürmelerini amaçlamıştır. Bazı padişahların Eyüp Sultan Türbesinde tertiplenen cülus merasimlerinde (tahta oturma törenlerinde) Osmanlılar, Seyyid ve Şeriflere kılıç dahi kuşattırmıştır. Bayram tebriklerinde, padişah yalnızca Nakibül Eşrafın tebrikini ayakta kabul etmiştir. Savaşlarda ise, padişahla beraber Nakibül Eşraf da sefere katılır ve Hazreti Peygamber (sav)in sancağı dibinde yürürdü. Sancak-ı Şerifin İstanbuldan sefere çıkışından tekrar dönüşüne kadar, Nakibül Eşraf ile birlikte bütün Seyyid ve Şerifler, tekbir ve salavat getirirlerdi.<BR><BR>Osmanlının, Peygamber Efendimiz (sav)e gösterdiği bu hürmet ve bağlılığın bugünkü ve gelecekteki kuşaklara aşılanması, devletine, milletine, tarihine ve dinine bağlı her vatandaşın özenle sahiplenmesi gereken bir görevdir. Yüce Allahın "kendisinde iman edenler için güzel bir örnek" olduğunu bildirdiği Hz. Peygamber (sav)e bağlılık ve sadakatin önemine Kuranda şöyle dikkat çekilmiştir:<BR></strong></FONT><BR>"<FONT color=#ff0000><strong>Şüphesiz, Biz seni bir şahid, bir müjde verici ve bir uyarıcı olarak gönderdik. Ki Allaha ve Rasûlüne iman etmeniz, Onu savunup desteklemeniz, Onu en içten bir saygıyla yüceltmeniz ve sabah-akşam Onu (Allahı) tesbih etmeniz için." (Fetih Suresi, 8-9)<BR><BR>"Ona inananlar, destek olup savunanlar, yardım edenler ve onunla birlikte indirilen nuru izleyenler; işte kurtuluşa erenler bunlardır." (Araf Suresi, 157)<BR><BR></strong></FONT><BR><BR>Alıntıdır...&nbsp; </EM>]]>
   </description>
   <pubDate>Wed, 30 Jun 2010 02:17:38 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.zengenliler.net/forum/forum_posts.asp?TID=5760&amp;PID=45528#45528</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Yorum ve Yaz&#305;lar : şehitlerimiz</title>
   <link>http://www.zengenliler.net/forum/forum_posts.asp?TID=5759&amp;PID=45524#45524</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.zengenliler.net/forum/member_profile.asp?PF=69">ihsy</a><br /><strong>Konu:</strong> şehitlerimiz<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 24/Haziran/2010 Saat 17:06<br /><br /><P style="MARGIN: 0in 0in 0pt" ="Ms&#111;normal"><SPAN ="baslik1"><SPAN style="FONT-SIZE: 11pt"><strong><FONT face=Arial color=#ff0000 size=5>Annem, hakkını helâl et bize</FONT></strong></SPAN></SPAN></P><P style="MARGIN: 0in 0in 0pt" ="Ms&#111;normal"><FONT face="Times New Roman" color=#0000ff size=4>Nicedir abesle sınanan kalbimden geçen bambaşka bir yazı yazacaktım aslında ben.,</FONT></P><P style="MARGIN: 0in 0in 0pt" ="Ms&#111;normal"><FONT face="Times New Roman" color=#0000ff size=4>Ama sen. Gelip de bütün senliğinle kalbime dolunca. Benim yazacağım yazı da, abesim de muktebesim de, yemin olsun en başta ben, artık kimin umurunda? Kimin umurunda şimdi acıyı yazıya çevirmenin felsefesi? Dostoyevski? Ya da Sophokles'in üçlemesi? Her şey öyle yitik ki! </FONT></P><P style="MARGIN: 0in 0in 0pt" ="Ms&#111;normal"><FONT face="Times New Roman" color=#0000ff size=4>Giderken, avucuna kına, boynuna ipek mendil. Davul zurna. ,</FONT></P><P style="MARGIN: 0in 0in 0pt" ="Ms&#111;normal"><FONT face="Times New Roman" color=#0000ff size=4>Dönerken, turna katarı. Kurban bayramı. Top arabası. </FONT></P><P style="MARGIN: 0in 0in 0pt" ="Ms&#111;normal"><FONT face="Times New Roman" color=#0000ff size=4>Böyle mi dönülür baba ocağına? "Fe eyne tezhebûn?" Nereye? Annem, böyle gitmeleri kimden öğrendin sen? Öyle gittin böyle mi geldin sen? </FONT></P><P style="MARGIN: 0in 0in 0pt" ="Ms&#111;normal"><FONT face="Times New Roman" color=#0000ff size=4>Bak şimdi, bozalım masalı. Diyelim ki; Mehlika Sultan yedi gence âşıktı. Yedisi de sen. </FONT></P><P style="MARGIN: 0in 0in 0pt" ="Ms&#111;normal"><FONT face="Times New Roman" color=#0000ff size=4>Sen diyorsam, sen dediğime bakma sen. Sen diyorsam sen gibi gitti-gider nicesi kalemimin, kirpiğimin ucunda, şimdi sen. Kim bilir kaç kez, aklımda bin bir türlü estetik teori, direksiyon başında konvoyuna düştüğüm. Ya da uğurlamasını uzaktan seyredip, benden hiç haberi olmasa da ardından gözyaşı döktüğüm yolcuların hepsi sen. </FONT></P><P style="MARGIN: 0in 0in 0pt" ="Ms&#111;normal"><FONT face="Times New Roman" color=#0000ff size=4>E peki, n'oldun sen? Çarşıdan, izinden, hastaneden mi dönerken? Ne teyakkuz, ne de olağanüstü. Her şey en olağanaltında. AbesAbesAbes! Abes bu. </FONT></P><P style="MARGIN: 0in 0in 0pt" ="Ms&#111;normal"><FONT face="Times New Roman" color=#0000ff size=4>Her birinde bir hayatın var ki hikâyelere sığmaz. Üç kuruşluk asker maaşını annesine gönderen, kapısız sıvasız evin onbaşısı da sen. Tezkeresine sayılı gün kalan da, kendisinden geriye iki yetim, iki bebek hecesi kalan da. "Kiminiz nişanlı, kiminiz evli". Eve barka karışmamış, asker tıraşı sonrasına, bir tutam sırma saçın kokusunu bırakan da. </FONT></P><P style="MARGIN: 0in 0in 0pt" ="Ms&#111;normal"><SPAN style="FONT-SIZE: 10pt; COLOR: black; FONT-FAMILY: Verdana"><FONT color=#0000ff><FONT size=4>Henüz yirmi yaşında. İki resim kalmış ondan renkli, fotoğraf baskısı. Biri önce öbürü sonra. İkisinin arasındaki mesafe de sen. İlkinde, yaşının bütün yaşama sevinciyle, hevâ ve hevesiyle dolu bir sen. Bir tebessüm ki kocaman. Hayatın ta kendisi. Diğerinde? Sahi, ne zaman büyüdün bunca sen? Sen, bunca, ne zaman değişmişsin annem? Nasıl yüklenmişsin boyunca yükü? Nasıl adam olmuşsun bunca? Sahi, sen ne zaman aldın bu yolu? Bu nurdan kanatlar senin sırtına ne zaman takıldı, bu bakışları senin gözlerine kim astı? <?:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><O:P></O:P></FONT></FONT></SPAN></P><P><SPAN style="FONT-SIZE: 10pt; COLOR: black; FONT-FAMILY: Verdana"><FONT color=#0000ff><FONT size=4>Tek değilsin ki, bir bugün değilsin ki sen. Gencecik omuzlarında tekrar ettiğin tarihçenin de cümlesi sen, ez-cümlesi sen. Bir daha bak, buğusu şöyle sıyrılmış zamansızlık aynasının içine. Hepsi orada. Söz konusu, her şeyden ama her şeyden vazgeçmek olunca h Bir onbaşının günlüğünden doğu cephesi. Bir teğmenin gözünden Sarıkamış. Tek bir gerçek var şimdi. Onun da dünü sen bugünü sen. Yedi düvel dokuz cephe. SarıkamışGaliçyaFilistinÇanakkale. Allah aşkına ne işin var Yemen'de? Hepsi de sende. Körpe bir fidan gibi önce ellerinden ayaklarından donmaya başlayan da. Boğazına kadar tifüs, hücrelerine kadar çile. Dağ bayır, uçum vadi. Çadır yok, ateş yok, kar ölüm sessizliği. Sersefil perperişan. Üç gün beş gün on gün lokma geçmemiş kursak. Cenaze katarı erzak arabası. Erzak dediğin de bir avuç kavrulmuş arpa. İnanılmıyor değil mi? Koskoca devletin koskoca ordusu bu işte. <O:P></O:P></FONT></FONT></SPAN></P><P><SPAN style="FONT-SIZE: 10pt; COLOR: black; FONT-FAMILY: Verdana"><FONT color=#0000ff><FONT size=4>Hepsinin özü özeti, hepsinin kaderi değilse de tecellisi annem, sende. Değişen bir şey yok buralarda; hikâye, yavrum, aynı hikâye. <O:P></O:P></FONT></FONT></SPAN></P><P><SPAN style="FONT-SIZE: 10pt; COLOR: black; FONT-FAMILY: Verdana"><FONT color=#0000ff><FONT size=4>Hiçbir "ezberin" de hiçbir "ezberbozumun" da anlamı yok şimdi çokbilmiş dudakların tekrar ettiği çokbilmiş sulusepken, fitne fücur solucan sözcüklerde. Kopan çığlıkta, taş kesilmiş acının safran sarısında ya da bağı çözülen dizde ve bildiğim bilmediğim nicesinde. Bildiğim sadece sen. Hepsi de bizim için/SEN. <O:P></O:P></FONT></FONT></SPAN></P><P><SPAN style="FONT-SIZE: 10pt; COLOR: black; FONT-FAMILY: Verdana"><FONT color=#0000ff><FONT size=4>Şimdi ki gidenin kalandan değil, yaşayanın ölenden helâllik dilediği tek mecliste. Annem, hakkını helâl et bize. <O:P></O:P></FONT></FONT></SPAN></P><P><FONT face="Times New Roman"><FONT color=#0000ff><FONT size=4>Hepsi de sen oluyorsun sonunda.&nbsp; </P><DIV>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<FONT color=#333333> <strong>Nazan BEKİROĞLU<SPAN style="FONT-SIZE: 10pt; COLOR: black; FONT-FAMILY: Verdana"><O:P></O:P></DIV></SPAN></strong></FONT></FONT></FONT></FONT><span style="font-size:10px"><br /><br />Düzenleyen ihsy - 24/Haziran/2010 Saat 17:13</span>]]>
   </description>
   <pubDate>Thu, 24 Jun 2010 17:06:40 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.zengenliler.net/forum/forum_posts.asp?TID=5759&amp;PID=45524#45524</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Fenerbah&#231;e : aNtİ--cİmBOm(6S)</title>
   <link>http://www.zengenliler.net/forum/forum_posts.asp?TID=5758&amp;PID=45523#45523</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.zengenliler.net/forum/member_profile.asp?PF=126">Yaşar</a><br /><strong>Konu:</strong> aNtİ--cİmBOm(6S)<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 18/Haziran/2010 Saat 12:04<br /><br /><a href="http://forum.anticimbom.com/" target="_blank" rel="no follow"><img src="http://www.anticimbom.com/terbiye2010.JPG" height="720" width="366" border="0" alt="http://forum.anticimbom.com" /><img src="http://www.zengenliler.net/forum/smileys/smiley17.gif" height="17" width="17" border="0" align="absmiddle" alt="T&#111;ngue" /></A><DIV></DIV><DIV></DIV><FONT face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif" color=#000099 size=7><strong><EM><U>Alın size tablo...</U></EM></strong></FONT>]]>
   </description>
   <pubDate>Fri, 18 Jun 2010 12:04:00 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.zengenliler.net/forum/forum_posts.asp?TID=5758&amp;PID=45523#45523</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Zengen'den Resimler-Haberler-Duyrular : Zengen&#039;den Canlı Kamera Görüntüsü</title>
   <link>http://www.zengenliler.net/forum/forum_posts.asp?TID=5757&amp;PID=45522#45522</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.zengenliler.net/forum/member_profile.asp?PF=862">muhsin</a><br /><strong>Konu:</strong> Zengen&#039;den Canlı Kamera Görüntüsü<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 13/Haziran/2010 Saat 19:42<br /><br />kameralardaki donma neyden kaynaklanıyor? görüntü kesik kesik gelyor]]>
   </description>
   <pubDate>Sun, 13 Jun 2010 19:42:23 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.zengenliler.net/forum/forum_posts.asp?TID=5757&amp;PID=45522#45522</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Zengen'den Resimler-Haberler-Duyrular : Zengen&#039;den Canlı Kamera Görüntüsü</title>
   <link>http://www.zengenliler.net/forum/forum_posts.asp?TID=5757&amp;PID=45521#45521</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.zengenliler.net/forum/member_profile.asp?PF=1">zEngEnli</a><br /><strong>Konu:</strong> Zengen&#039;den Canlı Kamera Görüntüsü<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 27/Mayıs/2010 Saat 00:13<br /><br /><TABLE style="WIDTH: 464px; HEIGHT: 100px" =menufull border=0 width=464 align=center height=100><T><TR><TD =#ffffff height=118><DIV align=center><B><FONT color=#0000ff size=5><SPAN style=": #ffffff">ZENGENİ</SPAN><SPAN style=": #ffffff"> CANLI İZLEMEK İÇİN LİNKİ TIKLADIKTAN SONRA&nbsp; </SPAN></FONT><SPAN style=": #ffffff"><FONT color=#ff0000 size=5>LOGİNİ</FONT></SPAN><FONT color=#0000ff size=5><SPAN style=": #ffffff"> TIKLA</SPAN></FONT></B></DIV></TD></TR><TR><TD =menum =#ffffff height=21><P align=center><B><a href="http://88.225.217.231/" target="_blank" rel="no follow"><FONT color=#000080 size=3><U>ZENGEN CANLI İZLE</U></FONT></A></B></P></TD></TR></T></TABLE>]]>
   </description>
   <pubDate>Thu, 27 May 2010 00:13:21 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.zengenliler.net/forum/forum_posts.asp?TID=5757&amp;PID=45521#45521</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Fenerbah&#231;e : Şampiyon Fenetbahçe Geyikleri</title>
   <link>http://www.zengenliler.net/forum/forum_posts.asp?TID=5755&amp;PID=45518#45518</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.zengenliler.net/forum/member_profile.asp?PF=1">zEngEnli</a><br /><strong>Konu:</strong> Şampiyon Fenetbahçe Geyikleri<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 17/Mayıs/2010 Saat 16:40<br /><br /><a href="java&#115;cript:G&#111;nextPage%28%29;" target="_blank" rel="no follow"><img src="http://i.milliyet.com.tr/S&#111;nDakikaHaberGaleriler/2010/05/17/turkiye-fenerbahce-nin-sampiy&#111;nluk-kutlamasini-k&#111;nusuyor-651298.Jpeg" border="0" alt="Türkiye%20Fenerbahçenin%20şampiy&#111;nluk%20kutlamasını%20k&#111;nuşuyor" /></A><DIV></DIV><DIV></DIV><a href="java&#115;cript:G&#111;nextPage%28%29;" target="_blank" rel="no follow"><img src="http://i.milliyet.com.tr/S&#111;nDakikaHaberGaleriler/2010/05/17/turkiye-fenerbahce-nin-sampiy&#111;nluk-kutlamasini-k&#111;nusuyor-651296.Jpeg" border="0" alt="Türkiye%20Fenerbahçenin%20şampiy&#111;nluk%20kutlamasını%20k&#111;nuşuyor" /></A><DIV></DIV><a href="java&#115;cript:G&#111;nextPage%28%29;" target="_blank" rel="no follow"><img src="http://i.milliyet.com.tr/S&#111;nDakikaHaberGaleriler/2010/05/17/turkiye-fenerbahce-nin-sampiy&#111;nluk-kutlamasini-k&#111;nusuyor-651294.Jpeg" border="0" alt="Türkiye%20Fenerbahçenin%20şampiy&#111;nluk%20kutlamasını%20k&#111;nuşuyor" /></A><DIV></DIV><a href="java&#115;cript:G&#111;nextPage%28%29;" target="_blank" rel="no follow"><img src="http://i.milliyet.com.tr/S&#111;nDakikaHaberGaleriler/2010/05/17/turkiye-fenerbahce-nin-sampiy&#111;nluk-kutlamasini-k&#111;nusuyor-651292.Jpeg" border="0" alt="Türkiye%20Fenerbahçenin%20şampiy&#111;nluk%20kutlamasını%20k&#111;nuşuyor" /></A><DIV></DIV><a href="java&#115;cript:G&#111;nextPage%28%29;" target="_blank" rel="no follow"><img src="http://i.milliyet.com.tr/S&#111;nDakikaHaberGaleriler/2010/05/17/turkiye-fenerbahce-nin-sampiy&#111;nluk-kutlamasini-k&#111;nusuyor-651280.Jpeg" border="0" alt="Türkiye%20Fenerbahçenin%20şampiy&#111;nluk%20kutlamasını%20k&#111;nuşuyor" /></A><DIV></DIV><a href="java&#115;cript:G&#111;nextPage%28%29;" target="_blank" rel="no follow"><img src="http://i.milliyet.com.tr/S&#111;nDakikaHaberGaleriler/2010/05/17/turkiye-fenerbahce-nin-sampiy&#111;nluk-kutlamasini-k&#111;nusuyor-651304.Jpeg" border="0" alt="Türkiye%20Fenerbahçenin%20şampiy&#111;nluk%20kutlamasını%20k&#111;nuşuyor" /></A>]]>
   </description>
   <pubDate>Mon, 17 May 2010 16:40:06 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.zengenliler.net/forum/forum_posts.asp?TID=5755&amp;PID=45518#45518</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Fenerbah&#231;e : Şampiyon Fenetbahçe Geyikleri</title>
   <link>http://www.zengenliler.net/forum/forum_posts.asp?TID=5755&amp;PID=45517#45517</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.zengenliler.net/forum/member_profile.asp?PF=1">zEngEnli</a><br /><strong>Konu:</strong> Şampiyon Fenetbahçe Geyikleri<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 17/Mayıs/2010 Saat 16:32<br /><br /><P><FONT size=3 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><strong>Skandal anons geyikleriyle internet yıkılıyor!</strong></FONT></P><P><FONT size=3 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Skandal anons geyikleriyle internet yıkılıyor: "Dünyada yapılan en aptalca hareketler listesine ilk sıradan girmiştir." -&nbsp; "Fenerbahçeli futbolcular stattan çıkmak için Bilica'nın tünel kazmasını bekliyorlarmış."</FONT></P><P><FONT size=3 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı'ndaki tarihi anons skandalı ve sarı-lacivertlilerin sevinci internet geyiklerinde de tarihe geçti.</FONT></P><P><FONT size=3 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Aralarında Fenerbahçelilerin de olduğu bütün futbolseverler olayın şokuyla yaşadıklarını internette paylaştı ve ortaya müthiş espriler çıktı.</FONT></P><P><FONT size=3 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Bir Fenerbahçe taraftarı "Guinness rekorlar kitabına girmesi gereken görüntü! Kolay değil 55 bin kişinin şampiyon taklidi yapması kabul edelim bir ara hepimiz inandık..." yazarak olayı özetledi.</FONT></P><P><FONT size=3 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">İşte ekşisözlük ve internet üzerinde dolaşan espriler:</FONT></P><P><FONT size=3 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Ajanslar: Metroda telefonları çekmeyen bir grup Fenerli taraftar, hala çılgınlarca şampiyonluk kutlamalarına devam ediyorlar...<BR>Sazan yaz, 1907'ye gönder; konfeti atıp sahaya insinler!</FONT></P><P><FONT size=3 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Dünyada yapılan en aptalca hareketler listesine ilk sıradan girmiştir, 55 bin kişi boru mu.</FONT></P><P><FONT size=3 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Konuyla ilgili Aziz Yıldırım açıklama yapmış: Biz Barcelona'nın şampiyonluğuna seviniyorduk!</FONT></P><P><FONT size=3 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Fener taraftarının timsah yürüyüşü onlarca yıl bile geçse unutulmayacak komedidir. Ayrıca yazıktır, adamların yüzü açık seçik meydanda. <BR>Bilim dünyasını ayağa kaldıran yürüyüştür. 'İnsan sazandan mı geliyor?' yoksa diye telaş kaplamış isviçreli bilim adamlarını. Yürüyüş bilim literatürüne sazan yürüyüşü olarak geçmiş.</FONT></P><P><FONT size=3 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Türkiye'de Fenerbahçe'nin neden antipatik bulunduğunun da cevabıdır. 5 dakikalığına şampiyon olduğunu sanıyorsun ve o kısacık anda hoplayıp zıplamak yerine rakibini tiye almaya kalkışıyorsun. Sonra da "en büyük olduğum için sevilmiyorum" diyorsun. Hayır canım işte sevilmemenin sebebi o hareketinde gizli.</FONT></P><P><FONT size=3 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Timsah yürüyüşü de yapılmış bu sırada. Şahanesiniz, kapak değil bambaşka birşey olmuş bu size. Sonuna kadar hak edilmiştir.<BR>Muhtemelen orada 'iki geliyor iki' demek isterken heyecandan 'iki iki' demiş ve masum Fenerbahçe taraftarının duygularıyla oynamıştır.</FONT></P><P><FONT size=3 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Omza alınan futbolcuyu anonstan sonra yere atmak!</FONT></P><P><FONT size=3 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Anonsçunun tarihe adı altın harflerle yazılmıştır.</FONT></P><P><FONT size=3 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">'Fenerbahçe taraftarı tarafından kovalanmış ama yakalanamamış' diye söylentiler aldığım yıllarca muhabbeti yapılacak bir garip adam.</FONT></P><P><FONT size=3 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Maçı izleyen milyonların Fenerbahçe'ye gülmesine sebep olmuştur, sağolsun, varolsun.</FONT></P><P><FONT size=3 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Bunun altından Fenerbahçe taraftarı olmayan biri çıkarsa yeminle müzeye kaldırmak gerek, helal olsun derim.</FONT></P><P><FONT size=3 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Vicdan azabından sadece bu gece değil her gece uykuları kaçacak olan, 7 sülalesine kadar kulakları çınlatılmış bahtsız kişi. <BR>Beşiktaşlıların bir oyunu olabilir mi diye düşünüyor insan.</FONT></P><P><FONT size=3 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Yediği küfürü, yiyeceği dayağı geçtim eğer adam fanatik Fenerli'yse, Fenerbahçe'nin belkide gol olabilecek bir pozisyonunu yedi. Kim olduğu ortaya çıkmasa bile, yeterince vicdan azabı çekecektir.</FONT></P><P><FONT size=3 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Hangi akla hizmet bu anonsu yaptı bilmiyorum ama iyi ki de yaptı, 2-3 dakikalığına da olsa sevindi garibanlar, sonuçta hiç sevinememekten iyidir. Umarım FB yönetimi yaptığı bu hatadan hemen döner ve bu adamı tekrar işe alır.</FONT></P><P><FONT size=3 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Ne şampiyonluk sevincidir ne de kupa sevinci. Başka bir sevinçtir işte, adı konulamaz.</FONT></P><P><FONT size=3 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Fener stadında ikincilik sonrası yaşanan sevinç! Akıllara durgunluk veren, çılgıncasına kutlanan büyük bir olay. O kadar konfeti, sahaya inenler falan, futbolcusundan, masörüne, teknik direktöründen kaleci antrenörüne hakedilmiş bir başarı. Bu kadro ikinciliği haketmişti, böyle bir coşku olmalıydı, nitekim oldu da...</FONT></P><P><FONT size=3 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Tek kelimeyle yarmıştır.</FONT></P><P><FONT size=3 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">İzleyenlere 'bi kitle bu kadar mı komik olur' dedirten sevinç. Hakkaten çok farklısınız, ne kadar da doğru demişssiniz, biz ve diğerleri derken. Hakkaten siz ve diğerleri hacı!</FONT></P><P><FONT size=3 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Galatasaray'ın UEFA Kupası'nı kazanması, 4 büyükler dışında 1 Anadolu takımının şampiyon olmasının ardından Türk futbol tarihinin önemli olayları arasına girmiştir.</FONT></P><P><FONT size=3 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Ne sinema ne tiyatro ne de alemde bir gece, en büyük eğlence Fenerbahçe.</FONT></P><P><FONT size=3 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Fenerbahçe'nin şampiyon olamamasından daha iyi ne olabilirdi? Fener stadında ikincilik sonrası şampiyon olduğunu sanan Fenerlilerin sevinci ve arkasından gelen büyük hüsran olabilirdi!</FONT></P><P><FONT size=3 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">O kadar hazırlık yaptık boşa gitmesin diyen, israfı sevmeyen taraftardır.</FONT></P><P><FONT size=3 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">En azından mevcut duruma yabancı değiller. Sadece uzatma 12 dakika daha azdı o kadar.</FONT></P><P><FONT size=3 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Kardeşim hala seviniyorsan uyarayım istedim, şampiyon olamadınız.</FONT></P><P><FONT size=3 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Kadıköy'de Hıdrellezi kutlamaktadırlar.</FONT></P><P><FONT size=3 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Demek ki neymiş? Son düdük çalmadan caddeler süslenmezmiş.</FONT></P><P><FONT size=3 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Şu an itibari ile kolonya yardımıyla Kadıköy'ün çimenleri üzerinde ayıltılmaya çalışılan kitle. Kameranın gösterdiği kadarı ile en azından bir 15-20 tanesini sayabildim.</FONT></P><P><FONT size=3 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Olmayan şampiyonluğa sevinerek artık cidden dünyaca tanınmış bir takımın taraftarları oldular.</FONT></P><P><FONT size=3 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Playstation'ı kapatın.. Hadi yataklarınıza.</FONT></P><P><FONT size=3 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">F.Bahçe'yi Rekorlar Kitabı'na sokacak olan olay.</FONT></P><P><FONT size=3 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Adamlar boşuna mı hazırlık yaptı? Bırakın 2 dakika sevinsinler.</FONT></P><P><FONT size=3 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Fenerbahçeli futbolcular stattan çıkmak için Bilica'nın tünel kazmasını bekliyorlarmış.</FONT></P><P><FONT size=3 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Atkı 19,95 TL, forma 89 TL, maç bileti 100 TL, Fener'in ŞAKAdan şampiyonluk sevinci paha biçilemez...</FONT></P><P><FONT size=3 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">'Fenerbahçe Şampiyon' anonsuyla sahaya inip sevinen taraftarlardan jet yalanlama: Bilica'nın eştiği çukura bakıyorduk.</FONT></P><P><FONT size=3 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Bir maç ancak bu kadar ironik bir sonla bitebilir dedirten ve Fenerbahçe taraftarı olmadığıma bir kez daha şükrettiğim maçtır.<BR>Şampiyon olamadın bari rezil olma.</FONT></P><P><FONT size=3 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"></FONT>&nbsp;</P>]]>
   </description>
   <pubDate>Mon, 17 May 2010 16:32:46 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.zengenliler.net/forum/forum_posts.asp?TID=5755&amp;PID=45517#45517</guid>
  </item> 
  <item>
   <title>Zengen'den Resimler-Haberler-Duyrular : Geçmiş olsun</title>
   <link>http://www.zengenliler.net/forum/forum_posts.asp?TID=5753&amp;PID=45516#45516</link>
   <description>
    <![CDATA[<strong>Yazar:</strong> <a href="http://www.zengenliler.net/forum/member_profile.asp?PF=1119">önce iş</a><br /><strong>Konu:</strong> Geçmiş olsun<br /><strong>Gönderim Zamanı:</strong> 16/Mayıs/2010 Saat 15:59<br /><br />abi geçmiş olsun<br><br>]]>
   </description>
   <pubDate>Sun, 16 May 2010 15:59:30 +0000</pubDate>
   <guid isPermaLink="true">http://www.zengenliler.net/forum/forum_posts.asp?TID=5753&amp;PID=45516#45516</guid>
  </item> 
 </channel>
</rss>